Butlan-Geçersizlik Kararı sonrası CHP’de Kemalist delege avcılığı başladı.
Butlan(Geçersizlik Kararı) , kendisine dayanak olacak olan ceza davalarını beklemeden çıktı. Bundan sonra, o ceza davasının hâkimi, o kişilere mecburen ceza verecektir. Buna da hukuk diyeceklerdir.
Kayyum KK, daha
CHP binasına gelmeden, ilk yaptığı iş; Danıştay’a itiraz eden CHP avukatlarını
görevden almak, Saray’ın verdirdiği bu hukuksuzluk kararını kabul ettirmek ve
itiraz yolarını kapatmak oldu. Aynı Kayyum KK, ikinci iş olarak, CHP YSK
Temsilcisini görevden aldı, sonrasında da CHP‘nin YSK nezdindeki itirazı ret edildi.
Kayyum KK’nın CHP
Eski Genel Başkanlar bölümündeki fotoğrafı CHP üyelerince indirildi, kırıldı,
ayaklar altına alındı; onur varsa bundan ders çıkarılır. Meydanlarda Kayyım KK,
yuhalandı, lanetlendi ve hatta kendisine aleni küfredildi. Daha bunlar ilk
anlarda yaşananlardır. Kayyum KK, meydanlara inince bu defa gerçek CHP’liler
yüzüne tükürebilir.
İşte biz gelecekte
şunu göreceğiz: Kayyım KK, yanında korumalarıyla, ancak kendi trollerinin
olduğu küçük yerlerde toplantılar yapıp nara atacaktır. Kim gibi? Saray başı
gibi... MHP başı gibi... Onlar seçilmiş ve ayarlanmış kitleyi bir salona
doldurup, sanki her şey güllük gülistanlıkmış gibi onlara nara atıyorlar, bu
naralar da medyadan yayımlanıyor. İzleyen kısa bir an, ülkede her şey iyiymiş
gibi algılıyor. Fakat Saray başı veya MHP başı sokağa, halkın arasına çıkmaya
korkuyor. Şimdi bu yaşlıların arasına bir yaşlı daha katıldı. Kayyım KK, bundan
sonra ancak seçtiği ve ayarladığı trol kitleye bir salonda hitap edebilir, o
kadar. Meydana çıkarsa pek mutlu olmayacağı kitleyle karşılaşacaktır.
Bu arada, Kayyım
KK’nın da destek vermesiyle CHP’ye yeni operasyonlar yapılmaya başlandı. Bu
operasyonlar, Kayyım KK’nın seçim kaybetmesine neden olan delegeler ve diğer
CHP temsilcileridir.
Bu gözaltılar,
tutuklamalar Kayyım KK’nın yeni seçimde CHP başkanlığını kazanacağı aşamaya
gelene kadar devam edecek gibi gözükmektedir. Yani, Atatürkçüleri, Kemalistleri
cezaevine doldurup, Aleviciler ve Saray Devşirmeleriyle CHP’yi kurultaya götürecekler,
Kayyım KK, sanki normal şartlarda seçim kazanıyormuş gibi CHP başkanı olacaktır.
Durum budur.
Bana
kalırsa: CHP’nin gerçek başkanı, halkın
ve delegenin oy verdiği, seçtiği gerçek kişi Özgür Özel’dir. Ona ve ekinine
şunu tavsiye edebilirim: CHP’yi Kemalistlerden ve Atatürkçülerden, Sosyal
Demokratlardan temizlemeye fırsat verilmeden, ana düşman olarak iki yaşlı
yanına üçüncü yaşlı olan Kayyım KK’yı da eklemesidir. Meydanlar kendisinden
bunu beklemektedir. CHP içinde adım atacak şekilde meydanı Kayyım KK’ya
bırakmamasıdır. Bu kitle kendisine aşırı destek verdi, o kitleyi kaybederse
kendisi de sonsuza kadar kaybedecektir. Özgür Özel şu an eskisinden daha çok
kahramanlaştı, buna devam etmelidir.
‘En uygun zamanda
seçim’ cümlesi tuzaktır, hemen, şimdi, 45 gün veya 60 gün sonra seçim olacak,
şeklinde bir ifade olmalıdır. Kayyım KK’nın bu açıklaması, meydanda toplanan kızgın
insanların gazını alma, Özgür Özel etrafındaki kitleyi dağıtma ve kızgınlığı
azaltma dümenleridir. Bu tuzağa Özgür Özel’in düşmemesi gerekir.
Son söz:
AKP ve Kayyım
KK birlikte CHP’deki tüm Kemalistleri CHP’den koparacak gibi gözükmektedir. Kemalist
düşünce, Atatürkçü düşünce olmadan CHP bir MHP bile olamaz. Sadece tabela
partisi olur. Saray ve Kayyım KK bunu planlamaktadır. Ana düşman, Barbar Emevi Kültürü temsilcileri ve Kayyım KK olarak
ilan edilmelidir. Bundan sonraki her sokağa çıkmada bu durum halkın belleğine
yerleştirilmeli ve o bellekten çıkmasına, halkın unutmasına izin verilmemelidir.
Bugünden sonra
Özgür Özel’in miting yapması engellenecektir. Otobüs, para, yetki, izin elinden
alınacaktır. İşte, bunun için meydanlar, sokaklar Kemalistlerin, Saray kontrollü
toplantı salonları Kayyım KK ve devşirmelerinin kontrolünde olmalıdır.
Yazar Sayfası:
Yazarın Köşesi:
/ Tarih: 23.05.2026 10:49 / Okunma = 88403












