Hukuk kullanılarak toplum yeniden şekillendiriliyor
Son zamanlarda sürekli ünlülere baskın yapılıyor. Magazin ünlüleri (Sanatçı diyemiyorum), spor ünlüleri, siyaset ünlüleri sürekli savcılık tarafından gözaltına alınıyor, birçoğu da mahkemece tutuklanıyor, tutuklananlar daha sonra “özel” şartla ev hapsi veya denetim baskısıyla evine gönderiliyor. İlk bakışta devlet( gerçekte iktidar) güzel şeyler yapıyormuş gibi gelebilir.
Sokağa çıksan ve sorsan, herkesten daha çok ahlaksız olanlar, daha çok ahlak
narası atar ve bunların gözaltına alınmasını doğru bulur. Kör cahillik, terör
kadar tehlikelidir. Hatta kör cahillik bir ülkenin yıkılışını sağlamak için en
kuvvetli araçtır. Ne yazık ki AKP ülkeyi kör cahil bir kitle yumağına dönüştürdü.
Hukuk önce şeklen, sonra da esastan uygulanabilir. Yani, bir evin kapısını
vurmadan içeri girmek zorbalık, kabalık, seviyesizliktir. Hukuk da, şekil şartına
girmeden, asıl şartları yerine getirmemelidir. Gerçi, İmamoğlu olaylarında ve İBB
baskınlarında gördük, ne hukuk ne de üslup vardı. Hatta bu kural tanımazlık
hala devam ediyor.
Baskıların asıl amacı, toplumun uç noktalarının ses çıkarmasını engellemektir.
Böylece toplumun uç noktaları susarsa, onların takipçileri de susar. Geriye çok
az konuşan kitle kalır ki, onları da soruşturmayla içeri atarsan, toplumu
istediğin gibi yönetmek daha kolay olur. İşte, iktidarın asil hedefi bu olsa
gerek…
Peki, yanlış olan yer neresi?
Şu ana kadar zehir içicisi ve kadın-erkek birlikteliği(Buna zina
diyorlar) nedeniyle yüzden fazla kişi mahkemelik oldu.
Zina kısmını kısa geçelim, saçma bir olayın konuşulması bile aptalcadır.
İki yetişkin insan bir arada oluyorsa, bu olaya devlet burnunu sokamaz, hepsi
bu kadar!
Zehir içicilerine gelince: Bunlar içtikleri zehri kendileri mi üretiyor?
Şu ana kadar bu şekilde bir tutanak, bulgu ortaya çıkmadı. O zaman bu içiciler,
bu zehirleri kimden alıyor? Bu aracılardan yakalanan olmadı. Peki, diyelim
aracılar yakalandı. Bu zehirleri aracılar mı üretiyor? Bu konuda da ortaya tutanak
çıkmadı. O zaman aracıların zehir aldığı baronlar nerede? Baronlar olmadan, bu
zehirler aracılara satılamaz, aracılar da bu zehirleri içicilere veremez. Yakalanan,
tutuklanan, hatta soruşturma açılan bir baron hatırlamıyoruz. Diyelim ki, bir
baron tutuklandı? Peki, devletin MİT, Polis, Ajan, Jandarma gibi güvenlik
örgütlerini aşarak bu baran ülke içine bu kadar çok zehri nasıl getirir? İşte
asıl zehir başı o büyük baronlardır. Yakalanması gereken bir veya birkaç kişi
dururken, bataklıkta sinek avlar gibi magazin figürlerini avlayan hukuk, bunu neden
yapar?
Toplumun üç damarlarını köreltmek ve ortada çok az konuşan muhalif insan
kalmasını sağlamak için yapılıyor bütün bunlar. Demek ki, ilerleyen zamanlarda
hem ekonomik hem de siyasi olarak büyük çalkantılar yaşanacak, o sırada ortalıkta
konuşan kimse kalmasın diye bu soruşturmalar yapılıyor olabilir. İşte bütün bu
garip hukuk olayları, gelecekte yaşanacak berbat duruma karşı şimdiden alınan siyasi
önlemlerdir. Bu subilimine hukuk olaylarına bugün ses çıkarmayan muhalefet partileri,
ilerleyen günlerde konuşan kimseyi bulamayacaktır. Asıl sorun zehir içiciliği
değil, sosyal hayatın uç kısmındaki konuşma veya eylemde bulunma olasılığı olanların
susturulmasıdır.
Yazar Sayfası:
Yazarın Köşesi:
/ Tarih: 17.01.2026 12:16 / Okunma = 132782












