- JurnalistTr


Özgür Özel'den Halk TV önünde buluşma çağrısı: Tüm muhalefeti davet etti

Özgür Özel'den Halk TV önünde buluşma çağrısı: Tüm muhalefeti davet etti

Halk TV'ye kayyım atanmasının ardından açıklamalarda bulunan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, muhalefet partilerini ve yurttaşları Halk TV önünde dayanışmaya çağırdı. Akşam saatlerinde kendisinin de kanalın önüne gideceğini belirten Özel, "Bütün muhalefet partilerini ve vatandaşlarımızı Halk TV ile dayanışma göstermek üzere Halk TV'nin önüne davet ediyoruz" dedi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasını takip etmek üzere bulunduğu Silivri'de, Koza TV canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Halk TV'ye kayyım atanmasına tepki gösteren Özel, muhalefet partilerine ve yurttaşlara dayanışma çağrısı yaptı. Özel, İBB davasındaki duruşmanın ardından Halk TV'nin önüne gideceğini duyurdu.

“İMAMOĞLU’NUN SAVUNMA YAPACAĞI GÜN YAŞANDI”
YENİ Parti lideri Özel, şunları söyledi: 

“Biz bugün sabah 05.30 gibi Halk TV’ye polislerin gitmesiyle, çeşitli görevlilerin gitmesiyle birlikte haberdar olduk. Tabii bugün 590 gündür beklenen bir gün. Ekrem İmamoğlu’na 590 gündür haysiyet cellatlığı yapılıyor. Kendisine, yakın çalışma arkadaşlarına, ailesine. Sürekli iftiralar atılıyor. Sürekli kendisini savunmak istediğinde de işte ‘Günü gelince savunacaksınız’ diyorlar. O gün bugün, nihayet bugün ki biliyorsunuz birkaç kez engellendi savunması. Savunmasını kitap yaptı; kitabın dağıtımı engellendi, basımı engellendi. En nihayetinde büyük mücadeleler sonucunda bugün savunmasını yapacak. Bu savunmayı Türkiye nereden duyacak? Elbette işte Halk TV’den, Sözcü TV’den, Koza TV’den ve sosyal medyadan duyacak.

Onun dışındaki kanallar ya çok kısıtlı 1 - 1,5 dakikalık paketler veriyorlar en zararsız yerinden ya da burada olanları tamamen çarpıtarak. Veya lehlerine bir şey olmasa hiç görmüyorlar. Çarpıtacak bir durum olursa da onu yapıyorlar. O açıdan Halk TV tabii izlenme oranlarıyla da hepinizin malumu. Türkiye’de en çok izlenen haber kanalı birçok yayın diliminde. Bu sabah Halk TV’ye operasyon yapıp, gelip yayını durdurdular. Bir kez bu Türkiye siyasi tarihinin en önemli davası ve bu davada halkın haber alma hakkına bir saldırı bu.”

“FON VURGUNUNUN DA ÜSTÜ ÖRTÜLÜYOR”
“İkincisi, yine sizlerin hep birlikte yapmaya çalıştığınız bir şey var. Türkiye’de asrın yolsuzluğu yaşandı, asrın vurgunu yaşandı. Bu asrın vurgununda bu vurgunu yapanları atayanlar AK Partili, atananlar AK Partili, vurgun yapanlar AK Partili. Ama parası birileri tarafından çalınanlar da belki yüzde 85 - 90 oranında AK Partili. Son günlerde hep şöyle analizler duyuyoruz. Muhalif kanallar, fon vurgunu ile ilgili haber yapan kanallar iktidar seçmeni tarafından da ya da artık onlara iktidar seçmeni demeli miyiz? Geçmiş dönemde Cumhur İttifakı’na oy vermiş seçmen tarafından da çok dikkatle takip ediliyor. Bir yandan da buna engel oluyorlar.

Yani fon vurgununun üstü merkez medyadaki gibi ya da yandaş medyadaki gibi örtülsün. Veya AK Parti’nin lehine verilsin. ‘Tayyip Bey’in haberi yoktu.’ ‘Reise bunu nasıl yaparsınız?’ Zaten küçük bir şey, yakın zamanda halledeceğiz’ filan diye bunun bir sistemsel sorun olduğunu kabul etmeyen bir habercilik dili istiyorlar. Oysa muhalif medyanın, Halk TV’nin de bugün susturulan dili olayı bütün çarpıklığıyla ortaya koymaya çalışan ve bunun sistemsel bir kriz, bir devlet krizi, bir devlet yönetimi krizi olduğunu vurguluyordu. Orayı da susturdular.”

“SEÇİME BU ORTAMDA GİTME NİYETİ BU”
“Üçüncü bir konu olarak da daha geniş zamanda bakarsak seçime gidiyoruz. Seçime giderken muhalefeti adaysızlaştırdılar, kurumsuzlaştırmaya çalıştırdılar. CHP’yi elimizden aldılar. Lidersizleştirmeye çalışıyorlar muhalefeti. Muhalefette nerede sesi çıkan birisi varsa ki bu iktidarı rahatsız eden akademisyen olmuş, karikatürist olmuş, gazeteci olmuş, öğrenci olmuş, siyasetçi olmuş fark etmiyor. Saldırıyorlar. Dokunulmazlığı olanlara dokunamıyorlar, eşlerine dokunuyorlar Deniz Yavuzyılmaz’ın olduğu gibi. Ailelerine dokunuyorlar, yakınlarına dokunuyorlar.

İşte şimdi de bu adaysızlaştırılan, kurumsuzlaştırılmaya çalışılan, lidersizleştirilmeye çalışılan muhalefeti bu sefer de iletişim olanaklarının elinden alınması, mecrasızlaştırma, sessizleştirilmeye çalışılıyor. Seçime de böyle bir ortamda gitmenin bir niyeti bu. O zaman nasıl görmek lazım? Birincisi, vatandaş şunu bilmeli ki burada yapılan iş, bir televizyonu susturmak değil; vatandaşın haber alma hakkına engel olmak, vatandaşın serbestçe seçim yapma hakkına engel olmak. İstediğine oy vermesi için serbestçe bütün siyasetçileri dinlemesi, siyasi ortamı kendisinin doğru analiz etmesi lazım.

Buna engel olmaya çalışıyorlar. Bir de şunu bilmeliyiz. Korku salmak, korku yaymak ve endişeyi yaygınlaştırmak benim işim değil ama artık bundan sonra tüm maceralar tehdit altında. Sözcü TV de öyle, Koza TV de öyle, diğer mecralar da tehdit altında.” 

“BİZİ UMUTSUZLAŞTIRMAK İSTİYOR”
“‘Burada ne yapmak lazım’ denirse? Burada yapmak gereken bugün Halk TV’ye sahip çıkma günü, bugün muhalif medyaya sahip çıkma günü, gazetecilere sahip çıkma günü. Bir de her şeyin toplamında hepimizi birden demin söylediğim gibi adaysızlaştırıp, kurumsuzlaştırıp, sessizleştirmeye çalışırken sizin de ifade ettiğiniz gibi bizi aslında toplamda umutsuzlaştırmak istiyorlar. Yani ‘Bu seçimi kazanamayız, ne olursa olsun AK Parti kazanır, Tayyip Erdoğan kazanır. Kaybetse de kazanır, kaybetse de vermez’ diyerek bir umutsuzluğu yayıp, tam olarak da sandığa küstürmek, sandıktan umut kestirmek, demokrasiden umut kestirmek ve bu umutsuzluktan kendilerini beslemek.

Çünkü onun yandaşı sandığa gidecek ama muhalif seçmen umutsuz bir şekilde sandığa gitmeyecek veya daha iş sandığa kalmadan bugünlerde ne olacak? Anket için arayana ‘Kararsızım. Oy vermeyeceğim, protesto ediyorum’ diyecek, ‘Ben gitmiyorum’ diyecek, görüşünü söylemeyecek. Yarın bir miting, bir eylem olacak oraya katılmayacak ki dinamizmi ortadan kaldırsın, mobilizasyonu ortadan kaldırsın. Seçmenin, vatandaşın vatandaş olmaktan kaynaklı tepki ve protesto hakkını kullanmaktan onu alıkoysun. Buna çalışılıyor.” 

“VATANDAŞLARIMIZDAN MUHALİF MEDYAYI SAHİPLENMELERİNİ BEKLİYORUZ”
“Onun için burada önemli olan iktidarın ne yaptığı değil. O yaptığını yapıyor, kötülük yapıyor. Teşbihte kusur olmaz, mikroba ‘Niye hastalık yapıyorsun?’ diye sorulmaz. O yapıyor artık bunu yani, bizi yok etmeye çalışıyor. Biz ne yapacağız? Morali yüksek tutacağız. Birbirimize güveneceğiz. Muhalefet birbiriyle uğraşmayacak. Muhalefet seçmeniyle, siyasetçisiyle, sivil toplum örgütleriyle, gazeteleriyle, medyasıyla, akademisyenleriyle, yani itirazı olan herkes birbirine sahip çıkacak, birbirini yıpratmayacak, birbirine destek olacak. Birbirinin hatasını örtecek, birbirinin sıkıştığı yerde yardımına koşacak. Morali yüksek tutacağız.

Çünkü umutsuzluk bu işin en kötü tarafı. Umudu diri tuttuktan sonra baş edilmeyecek bir kötülük yoktur. Ama bu tabi şu demek değil, her şey yolunda, iyi gidecek. Ben zaten bundan neredeyse bir yıl önceki kurultayda demiştim. ‘Ben size gül bahçelerinden geçerek iktidara gitmeyi değil; dikenli yollarda yürümeyi, acı çekmeyi, işkenceleri, belki ölmeyi ama teslim olmamayı vaat ediyorum, mücadeleyi vaat ediyorum’ demiştim. Bu benim tek başıma şahsi bir şeyim değil. Yol yürüdüğünüz herkesin ortak inancı, ortak kararlılığı olarak bunları ifade etmek gerekiyor. Bugün burada tarihi bir duruşma görülüyor. Onun ilk yarım gününü izledik, daha dört gün sürecek. Vatandaşlarımızın ne olursa olsun istedikleri takdirde bilgiye ulaşma imkanları var.

Sizi takip ederek, Koza TV’yi takip ederek, tüm mecraları destekleyerek, takip ederek buradan ilgilerini uzak tutmamalarını, Halk TV’den desteklerini esirgememelerini ve muhalif medyayı kurumları ve çalışanlarıyla sahiplenmelerini bekliyoruz.”

“GÜN, AYRIŞMA DEĞİL; DAYANIŞMA GÜNÜ”
YENİ Parti lideri Özel, ‘Muhalif basın üzerinde artan baskılara karşı diğer muhalefet liderleri ile bir araya gelip bir program yapacak mısınız?’ sorusuna şu yanıtı verdi:

“Ben diğer muhalefet liderleri ile sürekli ilişki olmayı, diyalog halinde olmayı ve bir arada olmayı çok önemsiyorum. Bu konuda da sağ olsun diğer muhalefet liderleri de üzerlerine düşeni gerektiği zamanlarda hep yaptılar. Gerçi bu davanın bugününde siyasetin tahmin ediyorum herhalde 3 - 4 güne yayılacağı için ve bir gün hafta sonu olduğu için öyle. Diğer siyasi partilerden gelenler var ama daha yoğun bir katılım, daha yüksek bir temsil beklenir. Ama muhalefetin birbiriyle dayanışması her zaman çok önemli.

Geçtiğimiz hafta Anayasa Mahkemesi’nin önüne biz YENİ Parti’nin bir çağrısı, bir kolaylaştırıcılığı, bir ev sahipliği değil, moderasyonunda bir iş yaptık. ‘Biz gidiyoruz, gelin peşimize takılın’ gibi değil. Ama orada neredeyse bütün siyasi partiler vardı, muhalefetin bütün renkleri vardı. Gazeteci örgütleri vardı, Anayasa Mahkemesi’nde başvurusu bulunanlar, işte biraz önce söylediğiniz gibi sosyal medya hesaplarına kısıtlama getirilmiş kurumlar ve kişiler vardı. Oradaki birliktelik mesela umut verici bir birliktelikti. Bunu her alanda sürdüreceğiz.

Bugün saat 17.00’da Halk TV önüne örgütümüz çağrı yaptı, buradaki duruşma bittikten sonra ben de oraya gideceğim ve herhalde 6 - 7 gibi orada tüm sivil toplum örgütleri de olacak. Ben buradan bütün muhalefet partilerini, tabii gönül ister teker teker arayalım ama bugün bir yandan mahkemeyi takip bir yandan bu yoğun gündem. Ama bütün muhalefet partilerini, yöneticilerini, İstanbul’da olan varsa değerli liderlerini, yöneticilerini, il başkanlarını, ilçe başkanlarını, üyelerini ve bütün vatandaşlarımızı Halk TV ile bir dayanışma göstermek üzere Halk TV’nin önüne de davet ediyoruz. Devam eden süreçte liderler düzeyinde de temastan, bir arada olmaktan kaçmam. Kaçmamak lazım.

Çünkü gün ayrışma değil; dayanışma günü, bir araya gelme günü. Tek başımıza hiçbirimizin bir işi halledemeyeceğimizi hepimiz görüyoruz, biliyoruz. Bugün muhalefet birbirinden ayrı düşerse iktidarın ekmeğine yağ sürer. O yüzden bir büyük birlikteliği hep birlikte sağlamak durumundayız."

NE OLMUŞTU?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu'nun da aralarında bulunduğu 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. "Rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarının yöneltildiği soruşturmada 11 kişi gözaltına alındı.

Soruşturma kapsamında, Mahiroğlu ile bağlantılı şirketlere el konularak TMSF kayyım olarak atandı. Sabah saatlerinde Halk TV binasına polis ekipleri girerken kanalın yayını durduruldu.

Kaynak: 0 / Tarih: 14.10.2026 16:17 / Okunma = 17

Psikojenik Amnezi
[ Ali Kurt ]

Bir Akıllının Taşınamaz Sırları
[ Ali Kurt ]

Evlilik mi, Bir Daha Düşün?
[ Ali Kurt ]

Kemik Kıran
[ Ali Kurt ]

Solak Nene, Eski Defter
[ Ali Kurt ]

Askıda Kalan Hayatlar
[ Ali Kurt ]

Delimsek
[ Ali Kurt ]

Arınma Seremonileri
[ Ali Kurt ]

Arjin, yaşam Ateşi
[ Ali Kurt ]

Kör Muhasebecinin Yıldırım Aşkı
[ Ali Kurt ]

İhanetin Gölgesinde Yaşayanlar
[ Ali Kurt ]