Çanakkale Savaşları’nın dönüm noktalarından 1. Anafartalar Zaferi, 111. yıldönümünde anıldı: Bir direnişin destanı
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında tarihçi Dr. Çiğdem Bayraktar Ör, Çanakkale Savaşları’nın yalnızca denizde değil, karada verilen mücadeleyle kazanıldığını vurguladı. Bayraktar Ör, Mustafa Kemal ve Mehmetçiğin direnişinin savaşın ve tarihin seyrini değiştirdiğini belirterek “Vatan sınırları namustur” dedi.
Çanakkale Savaşları’nın en önemli aşamalarından birisi 1915 yılının 9-10 Ağustos günlerinde yaşandı. Denizde yenilen İtilaf Devletleri bu kez Çanakkale’yi karadan geçmek istedi. Ancak Anafartalar Grup Komutanı Miralay Mustafa Kemal önderliğindeki Türk ordusu, düşmanı karadan da püskürterek yalnızca 1. Dünya Savaşı’nın değil, tarihin de seyrini değiştirdi.
Bu zafer, Mustafa Kemal Atatürk’ün küresel ölçekte tanınırlığı açısından önemli bir dönüm noktası oldu.
Deniz zaferleriyle elde edilen moralin önemi büyük olsa da destanın gerçekte karada mücadeleyle yazıldığını belirten tarihçi Dr. Çiğdem Bayraktar Ör, “Çanakkale Boğazı’nı açarak İstanbul’a ulaşmak isteyen ve Osmanlı’yı savaş dışı bırakmayı amaçlayan ancak denizden Anadolu’ya giremeyince karadan çıkarma yapan İtilaf güçleri; denizde karşılaştığı savunmanın ötesinde, canı pahasına düşman üstüne atılan Mustafa Kemal ve Mehmetçik ile karşılaştı” dedi.
‘ÖLÜMLE YÜZLEŞTİ’ Mustafa Kemal’in askeri dehasıyla biçimlenen olağanüstü komuta yeteneğinin Türk ulusunun kaderini değiştirdiğinin altını çizen Dr. Bayraktar Ör, “Alman General Liman Von Sanders’in kestiremediği, ihmal edilmiş stratejik önemdeki yerlere dikkat ve ağırlık veren Mustafa Kemal, savaşın tam göbeğinde ölümle yüzleşme pahasına askerlerini cesaretlendirdi ve zaferi yarattı” ifadelerini kullandı.
Dr. Bayraktar Ör, “Anafartalar’da yazılan destan ile müttefiklerinden yardım alamayan Rusya’da savaş şartlarında temellenmiş Bolşevik Devrimi yaşandı; İtilaf güçleri hiç beklemedikleri oranda hem askeri hem maddi güç kaybederek zayıfladı; birlik kendi arasında psikolojik çatışmalara girdi” dedi.
Mustafa Kemal ve Mehmetçiğin canını hiçe sayarak düşmana hücum ederken vatanın bölünmez bütünlüğünü tarih önünde adeta çerçevelediğini belirten Dr. Bayraktar Ör, sözlerine şöyle devam etti: “10 Ağustos işte bu değişmez tek çerçevenin Türk tarihinin duvarına asıldığı tarihtir. Anafartalar destanı; emperyalizmin çelikten donanmalarına karşı vatanseverlerin aşılmaz iradesinin, dökülen kanının, terinin, gözyaşının zaferidir. Kemalyeri’nde yeniden doğan Türk ulusunun varoluş çerçevesinin çizildiği yerdir, zamandır.” Türk milletinin kanı ve canıyla elde ettiği ulusal egemenlik ve bölünmez bütünlüğünün tartışılamaz olduğunun altını çizen Dr. Bayraktar Ör, “Vatan sınırları namustur. Gerçek çerçeve, vatan sınırları için dökülen kanla, verilen canla, ödenen bedelle çizilendir. Kimse bu sınırları başka çerçeveler içine alamaz” ifadelerini kullandı.
‘PEŞİNEN VERGİ’ Bayraktar Ör sözlerini şu şekilde noktaladı: “Anafartalar’da atılan her adım, gelecekteki nesillerin özgür nefes alabilmesi için peşinen ödenmiş bir vergidir. Unutulmasın ki o gün Anafartalar’da canla, kanla çizilen ulusal çerçeveye atılacak her çentik, onu aşındırmaya yönelik atılacak her adım; o gün Anadolu’ya giremeyen işgalcileri, sömürgecileri oluşacak hasardan, boşluklardan içeriye almaktır; bu da geleceğimizi üzerinde taşıyan vatan toprağına, ulusun birlik ve beraberliğine doğrudan kasıttır. Anafartalar ruhu, Türk ulusunun tarihini ve talihini, geçmişini ve geleceğini yansıtan direnişin ta kendisidir.”
Kaynak: 0 / Tarih: 09.08.2026 09:24 / Okunma = 64














